LOADING

Type to search

Haccın Tarihi

Share

Hac ibadeti, İslam’ın tüm spektrumunu bir araya getirir. Hacı adayları düz, beyaz çarşaflar kuşanırlar ve Allah’a yakınlaşacakları ve tüm günahlarından arınarak ilk doğduklarındaki gibi eve geri dönecekleri bir yolculuğa çıkmaya niyet ederler. Tüm sınıfları, statüleri ve kültürleri yerinden eden bir hareket… Herkes Allah’ın karşısına aynı kıyafetlerle ve aynı isteklerle çıkıyor, herkes eşit ve Allah’ın affını diliyorlar. Peki haccın tarihi nedir? 

İlk hacı kimdi?

Haccın tarihi kökeni M.Ö. 2.000 yılına dayanıyor. Hz. İbrahim, oğlu Hz. İsmail ve eşi Hacer Validemizi Allah’ın emriyle çölde yalnız bıraktı. Hz. İsmail’in susuzluktan öleceği kaygısıyla Hacer Validemiz, Safa ve Merve tepeleri arasında ileri geri koşturmaya başladı, ta ki Cebrail a.s. gökten inip Zemzem Kuyusu olarak bilinen su kaynağını açtı. 

Allah’ın emirlerini takip ederek Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail Allah’ın evini, Kabe’yi inşa ettiler. Dinleri farketmeksizin pek çok inançlı insan, ibadet etmek için buraya geldiler M.S. 630’da.

İslam öncesi Hac ibadeti

Bölgenin her yerinden Araplar, Zilhicce ayında hac için Kabe’ye gelirdi. Mekkeliler de hacca katılırdı. Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb ayları hacca saygıdan ötürü kavga etmenin yasak olduğu kutsal aylar kabul edilirdi. 

Pek çok dindar bilgin Hac ibadetinin her zaman saf bir ritüel olduğunu söylüyor. Fakat bazı Kuran alimleri bunun yanı sıra ticaret ve iş yapmanın da Haccın özellikle Mekke’de gerçekleşmesinin nedenleri arasında olduğuna inanıyor; bazısı aynı zamanda politik sebepler olduğuna da inanıyor.

 Kabe, Mekkeliler için geçim kaynağı sayılırdı çünkü birçok farklı kabileyi bir araya getirirdi. Kureyş de bunu dikkate alarak hac sezonunun sonuna kadar hacı adayları için yiyecek ve içecek hazırlardı. İslam öncesi hac ritüelleri absürt ve düzensiz şekilde gerçekleşirdi. Kimileri Kabe’yi çıplak tavaf ederken kimisi Safa ve Merve arasında koşardı, bazısı Arafat Dağı’na çıkarken diğerleri kurbanlarını keser ve ortalığı kana bulardı.

İslam’da Hac İbadeti

İslam dininde hac, her sene Müslümanların hac ibadetlerini yerine getirmek için Mekke’ye yaptıkları ziyarettir. Bu, yapmaya gücü yeten her Müslümanın ömründe bir kere yapması gereken bir ibadettir.

Haccın İslam’daki tarihi nedir? Hac, hicretin altıncı yılında farz kılınmıştır. Hz. Muhammed’in Kuran ayetleri tarafından doğrulanan bir rüya görmesiyle başlamıştır:

لَّقَدْ صَدَقَ اللَّهُ رَسُولَهُ الرُّؤْيَا بِالْحَقِّ ۖ لَتَدْخُلُنَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ إِن شَاءَ اللَّهُ آمِنِينَ مُحَلِّقِينَ رُءُوسَكُمْ وَمُقَصِّرِينَ لَا تَخَافُونَ

Fetih 27. Ayet “Allah, resulüne gerçeğe uygun rüyasında doğruyu bildirmiştir. Allah izin verirse hiçbir şeyden korkmaksızın, (umrenizi yaptıktan sonra) ya saçlarınızı kazıtarak veya kısmen kestirerek, güven duygusu içinde Mescid-i Harâm’a muhakkak gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bilmektedir ve bundan başka hemen gerçekleşecek bir fethi de takdir buyurmuştur.”

Müslümanlar, on üç yıl yaşadıktan sonra Mekke’den ayrılmak zorunda kaldılar; yalnızca Allah’ın tek ilah olduğuna ve Hz. Muhammed’in onun elçisi olduğuna inandıkları için evlerini ve eşyalarını haksız yere terk etmeye zorlandılar. Sonraki altı yıl boyunca Medine’de yaşayıp Hz Muhammed ile Allah’ın mesajını savunup, ve müşrikleri geri püskürttüler. 

Hicretin yedinci yılında Hz Peygamber ve beraberindekiler Umre için Mekke’ye gittiler; Mekkeli müşrikler onlara yalnızca üç gün süre verdi.

Hicretin sekizinci yılında Mekke fethedildi ve Hz Muhammed, 10.000 Müslümanla birlikte şehre girdi. Kabe’yi putlardan arındırdı, çünkü Allah “De ki: ‘Hak geldi bâtıl yıkılıp gitti! Zaten bâtıl yıkılmaya mahkûmdur’.” buyurmuştu.

وَقُلْ جَاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ ۚ إِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقا

Hicretin dokuzuncu yılında Ebu Bekir el-Sıddık Müslüman hacıların mütevellisi olarak Mekke’ye gitti. O zamandan beri de Allah’ın Kutsal Evini koruma emirlerini yerine getirdi ve hiçbir müşrik El-Haram’a hac yapmak için giremedi.

Hac İslam’ın beş şartından biridir ve zamanlaması, dinin mükemmelliğinin bir ifadesidir.

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *